Kültür ve Sanatın Taşınması

  Anadolu insanı vefalıdır; atalarının yaptıklarını örnek alıp onları unutmamayı, gelecekte de onları yaşatmayı amaçlamıştır. Tarih hakkında bilgi edindiğimiz kaynakların başında olan dilden bu amaç doğrultusunda destek almışlardır. Bunun en büyük örneği atasözleridir. Örneklendirecek olursak: “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” “Mezar taşı ile övünülmez” “Komşu komşunun külüne muhtaçtır”, gibi atasözlerimizi örnek olarak gösterebiliriz. Bu atasözleri, Anadolu insanının kültürel değerlerinin farkında olmasına birer işarettir.


  Farklı toplumların kültürel ögeleri birbirinden farklı olduğu için toplumlara ait önemli ögeler özgün kalmış olur. Örneğin, Amerikan bir toplumda “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var” gibi bir ifade yer almazken, bu gibi sözler bizim kültürel hafızamızda önemli bir yer tutar. Toplumumuz, kültürel ögelerini yaşatmayı bir görev bilmiş, bu değerlerin modernleşme sürecinde de yok olmaması adına bir çaba içinde olmuştur.


  Atasözleri günlük hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Geleneklerimiz, kabartma, hat gibi kültürel sanatlarımızla mimaride yerini bulmuş; cami gibi ibadet alanlarıyla günümüze kadar taşınmıştır. Anadolu insanı, bu değerlerimizi yaşatmak adına birlik olmuş, unutulmaz kılmak adına birçok alanda çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalarında başarılı olup kültürümüzün unutulmamasını, bu günlere gelmesini sağlamışlardır. 


Ecrin Erdem

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

olay metni2