durum

 

 TOPLU BAKIŞLAR

Yürüyordum eskisi gibi renkli olmayan bu kalabalık şehrin ıssız sokaklarında. Durağa gelmişim. Gözlerimde yorgunluğun morarmışlığı ,  yüzümde yaşanmışlıkların tokadı. Bir cigara yaktım beklerken otobüsü. Geçmişi düşünüyorum bana dikilmiş bakışlar arasında. Her şey eskiden mi güzeldi yoksa eskiler mi güzeldi. Kendi kendime bu soruyu soruyorum her sabahın köründe. Şehrin karanlığını barındıran eski otobüs geldi. Agresifleşmiş bakışlar arasında zar zor da olsa kendimi buluverdim bir anda otobüsün içinde. Oturmaya yer yoktu. Mecburen ayakta kaldım. Tüm gözler üstümdeydi. Anlam veremiyordum. Onlarca şahsiyetlerin olduğu bu araçta tüm gözler neden bendeydi? Acaba hayattan bağımsız olan zihnimin görüntüsü bedenime mi vurmuştu? Sahiden böyle olabilir miydi? Gerçi başımızda bizi yaşam zevkinden mahrum bırakan bir ampul olduktan sonra çokta şaşırmıyorum bu vaziyetime. Bu ampul sönmezse yeni bitmiş tohumlar bir yığın tükenmiş gençliğe dönüşecek. Allah sonumuzu hayır etsin. Kafamda olan bin bir türlü bu sorular, sıkıntılar, dertler, kederler gerçekten bitecek miydi ? Sanmıyorum. Ebediyete kadar peşimde olacak olan bu sorunlar, sanki benimle beraber mezara inecekti. Her neyse umutların sömürüldüğü bu hayattan çokta bir şey beklememek lazım. Etrafıma bakıyorum. Sanki herkes benim gibiydi. Gözlerinde yorgunluk okunuyordu herkesin. Acaba bizlere dayatılan bu sert kurallar bizleri aynı yaşama mı sürüklüyordu? Ömrü hayatım boyunca görmediğim suratlarla aynı hayatı mı yaşıyorum?  Yoksa bu zihnimin bana yaptığı bir tür oyun muydu? Her suratta aynı kaşları çatık agresif bakış. Bunları söylerken fark ettim de benimde aynı şekilde kaşlarım çatıkmış. Kaşlarımı saldım. Bir rahatlama geldi. Uzun zamandır kaşlarım çatık geziyormuşum. Sanki birisini yiyecekmiş gibi. Ama neden? Kaşlarım çatık değilken ağrımayan başım kaşlarımı çatınca ağrımaya başlıyor. Sahi neden kaşlarımı çatarak kendi kendime zulüm ediyorum? İnan hiç bilmiyorum. Mutluluğun çok görüldüğü devirde kaşları çatmaktan başka çarem yoktu belki. Evet evet çare yok. Camdan dışarı baktığımda ineceğim durağa yaklaştığımı fark ettim. O sert bakışların ve vücut bulmuş pis kokuların arasından kapıya doğru geldim. Oldukça mide bulandırıcı. Yaşlı otobüs durdu ve kendimi birden dışarı atıverdim. İçeride bulunmanın rahatsızlığını otobüsten inince fark ettim. Şimdi ise o biçare aklımla başbaşayım. Yavaş ve uzun adımlarla yaşamımın büyük bir kısmını hiç eden iş yerime doğru yol aldım…  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

olay metni2